Oyuncu olmak çocukluk hayalin miydi?
-Ben açıkçası,üniversiteye başlayınca ve “oyunculuk nedir” hakkında daha iyi fikir sahibi olunca,enerjimi doğru kanalize edersem en iyi yapabileceğim işin bu olduğunu fark ettim.Yoksa çocukken tek hayalim,çoban olmaktı:)Annem inanamıyordu,”nasıl bir çocuk bu” filan diyordu.Otobuste giderken yolda çoban görünce bakakalıyormuşum,düşünün artık!
Bu senin ilk dizi deneyimin.Setteki ilk günün nasıldı?anlatır mısın?
-Tam bir şaşkındım.Sadece izlediğim değil,kariyerlerini takip ettiğim çok değerli insanlarla çalışma şansını yakalamak,ilk etapta bende şaşkınlık yarattı tabi.
Bu arada Gönül ülkü-Gazanfer özcan Tiyatro’sunda “ÖP BABANIN ELİNİ” isimli oyunda oynuyorsun.Nasıl gidiyor?
-Oyunumuz çok keyifli.Bağlantı komedisi olduğu için fazla anlatamıyorum.Ama özellikle Gazanfer Özcan’ı herkes sahnede izlemeli.İnsana tiyatro ve oyunculuk dışında da pek çok şeyi öğretiyor.Bir mesleğe bu kadar emek vermek,işini severek yapmak nasıl oluyor,bir kariyer nasıl 60 yıl yükseltrilerek devam ettirilebilir,nasıl enerjini hayat boyu doğru yöne verebilirsin…O çok değerli bir insan.
Oyunda Emrecan karakterini canlandırıyorsun.Nasıl biri bu Emrecan?
-Zengin bir çocuk ve assoliste aşık.Birçok kere evlenme teklifi etmiş,rededilmiş ama hala ısrarla peşinde.Bu rolü gerçekten çok seviyorum.Ben genellikle bir rolde sevilecek bir yan yakalıyorum ve oradan onu sömürmeye çalışıyıorum
Tanrıverdi karakterinin en çok neyini seviyorsun?
-Maçoluğunu ve saflığını…
Anadolu rock sevdalısı mısın sen de?
–Şu an için olmasa da,dinlediğim bir dönem olmuştu tabi.Ortaokuldayken Haluk Levet konserine gittim ve bayıla bayıla dinledim onu.Anadolu rock yeni patlamıştı o zaman.İlk gittiğim konserlerden biriydi hatta.
Dizide şarkı söylüyorsun.Müzikle ilgili geleceğe dair planların var mı?
-Kabaca tabirle,hayatta kalabilecek kadar gitar çalmayı biliyorum.Ufak tefek bir iki beste de yaptım.”Avrupa Yakası’”nda yılbaşında söylediğim de benim bestemdi.Ama bir haber bülteninde,”en büyük isteğim albüm yapmak” diye bir şey duydum, açıkçası şaşırdım,hiç öyle birşey demedim çünkü.Dizide de “Tanrıverdi nasıl söyler” diye düşünüyorum söylerken.Ben olsam daha yumuşak söylerim.Şu anda,oyunculuğun içinde müzikle ilgili her şeye varım.Bir müzikalde yer almayı çok isterim örneğin.
“Avrupa Yakasıénda en sevdiğin karakter hangisi?
–Burhan altıntop ve gaffur inanılmaz bir olay haline geldiler.Şu anki kadroda,matematik olarak istenen hız ve tempo yakalandı.Ben özellikle cem onaran karakterini çok başarılı buluyorum.
Dizide Fatoş’a aşıksın.Gerçek yaşamında kendinden yaşca çok büyük birine aşık oldun mu ya da olabilir misin?
–Olmadım,ama kendine çok iyi bakmış,albenisi olan,çok çekici bayanlar var.Bir erkek gözüyle onları beğenmemek mümkün değil,ama fiziksel olarak beğenmek ayrı şey,aşk ayrı …Hiç yaşamadığım için açıkçası bana uzak geliyor.Gerçi,olmaz diye bir şey yok,köşeli biri değilim,ama aldığım aile kültürü,gelenek,görenek,benim için çok önemli.Ailemin huzurlu olmadığı bir ilişkide,ben de mutlu olamam.
İlişkilerin konusunda annenin senin için önemli o halde!
-Annemin ve babamın,ikisinin de dediği önemlidir.Ben çok fazla aileciyim.
Aşk sana göre nedir?kendini nasıl hissedersin aşık olunca?
-Karşınızdaki ile frekanslarınız uyarsa eğer,aşk orada başlıyor.Acı çektiren,süründüren tarzda bir aşk beni çekmedi hiç bir zaman.Bana bunu yaşatan insanlara,ben hiç daha fazla aşık olmadım.Bir ilişki niye yaşanır?Mutlu olmak için.Kıskançlık,saldırganlık,sert tavırlar bana çekici gelmiyor.Ben daha çok huzur arayan biriyim.Eğlence,sohbet,arkadaşlık,frekans çok önemli
Peki romantik misin?
-Hani böyle şiirler okuyan,pat diye güle sevdiğimin karşısına çıkan biri değilim,ama değerli ve özel hissettiririm
İlk görüşte aşka inanır mısın?
-İlk görüşteki fizyolojik çekim var olan bir şey.Ama ben her zaman uzun süreli ilişkiler yaşayan bir insanım ve bu yüzden,ilişkiyi zamana yaydıkça,karşındakini tanıdıkça,dost oldukça,birbirine yaşam hakkı tanıdıkça aşkın daha artan,daha güzelleşen bir şey olduğunu düşünüyorum.
Bir günlüğüne kız olsan,önce ne yapardın?
–İki üç tane kız arkadaşımı alıp alışverişe giderdim.Acaba ne oluyor;alışverişte bilmediğimiz,erkeklerin göremediği ne var,görmek isterdim.Bunu gerçekten merak ediyorum.
Nasıl bir kız olurdun sence ?
–Çılgın…Saçımı farklı renklere boyatabilirdim.Çok sert punkçı olmazdım,ama kendi çapında iddiali,baktıracak bir saç modeli bulurdum.
Bir hayvan olsan,hangisi olomak isterdin?
–Kesinlikle kartal olmayı ve heybetli bir şekilde uçmayı çok isterdim.Beşiktaşlı olmamım kuş seçimi yapmamda tabiki etkisi var.
Çok pozitif görünüyorsun,muhabbetinden de bu belli zaten,sırrı nedir?
–Huzur merkalısıyım ben.Çok sık öfkelenen biri değilim,saldırgan ve gergin bir mizacım yok.Tek istediim,kimseyi kırmamak,pozitif olmak,güzel yemekler yemek..Benm ki hani bir felsefe kitabı okumak,bir uzakdoğu felsefesin peşinde gitmek boyutunda değil.Bu içimden geliyor.Öbür türlü huzurlu olamıyorum!
Senin de boğazına kadar gelen durumlar oluyordur.İlla ki! Birine çok kızdığında bu sorunu nasıl çözmeye çalışıyorsun?
–Sinirliysem,İnceden bir espiriyle karşımdakine derdimi anlatmaya çalışırım.” Niye böyle yaptı” diye bir yandan düşünür takarım.Ama büyük kazıklar yemedim şimdiye kadar.Ya da başkasına büyük gelebilecek bir sorun,bana büyük gibi gelmedi belki de.
Takıntıların var mıdır?
–Kötü şansa,”şansız döneme girmek” gibi şeylere inanırım.Tahtaya vururum.Nazara inanırım Örneğin dedem bana nazar boncuğu okudu verdi İstanbul’a gelirken,hiç yanımdan ayırmamıştım, 10 gün sonra “avrupa yakası”na dahil oldum.İnanmam için,sebebim oldu.”ye” dediler yedim,”iç” dediler içtim “Ay ne diyorsunuz allah aşkına” diyen biri olmadım hiç!
Son olarak bize kendile ilgili üç tane sır verebilir misin?
1.Okuldayken matematikten nefret ederdim.
2.Boğazıma çok düşkünüm,yemediğim yemek yok,
3.Fırsat bulursam,haftada iki kere halı saha maçına giderim.